'' Dürüst olalım...Boşanma sonrası bir Babanın yalnızlığından pek kimse bahsetmez.
Boşanma sadece bir evliliği bitirmiyor. Bazı babaların hayatındaki en derin bağı da parçalıyor.
Anne çocuklarla kalıyor, çevreden destek görüyor, insanlar onun yaşadığı zorlukları konuşuyor. Zaten yasal olarak da pozitif ayrımcılık ile korunuyor.
Ama baba?
Çoğu zaman sessizliğin içinde kalıyor. Bir anda kendi evladına misafir gibi hissediyor. ''Hafta sonu Babasına'' dönüşüyor. Sevdiği çocuğunu görmek için gün sayan birine...
Oysa sevgisi azalmıyor. Sadece o sevgiyi yaşayabileceği zaman kısıtlanıyor.
#Anne güçlü görülüyor, Baba görmezden geliniyor.
Bir anne velayet için mücadele ettiğinde herkes onu alkışlıyor: '' Ne güçlü kadın..'' ''Çocukları için savaşıyor...''
Ama bir baba aynı mücadeleyi verdiğinde çoğu zaman farklı bir gözle bakılıyor: ''Zorluk çıkarıyor.'' ''Zaten görevi bu.''
Çocuklarından kopmamak için direnen babayı kimse konuşmuyor. Gitmeyen, vazgeçmeyen adamın yükünü kimse görmüyor., görmek de istemiyor.
#Sessizlik Onun Evi Oluyor
Bazı babalar sofraya hala bir tabak fazla koyacak gibi hissediyor. Evde duran oyuncaklar, çekmecedeki küçük kıyafetler, duvarda asılı eski bir resim...
Hepsi aynı yerde duruyor, ama çocuk artık o evde yaşamıyor.
Ve insan o zaman sessizliğin ne kadar ağır bir şey olduğunu öğreniyor.
Kapının açılmasını, küçük ayak seslerini, ''Baba geldim'' cümlesini özlüyor.
#Sadece Para Veren Kişiye Dönüştürülüyor.
Mahkeme nafaka diyor. Okul masrafı diyor. Hastane diyor.
Baba elinden geleni yapıyor.
Ama bazen toplum onu sadece para gönderen biri gibi görüyor.
Sanki bir çocuğun ihtiyacı sadece destekmiş gibi görüyor.
Oysa çocuk için en büyük şeylerden biri, babasının yanında olduğunu hissetmek.
Bazı babalar hem maddi yük taşıyor, hem de çocuklarına doya doya sarılamamanın acısını...
#Babalar da Ağlar
Toplum erkeklerin ağlamadığını sanıyor ya da toplumca erkeğe atfedilen şey ''erkekler ağlamaz.''
Ama bazı babalar geceleri tek başına ağlıyor.
Arabada... Mutfakta... Telefon kapandıktan sonra sessizce...
Kaçırdığı doğum günlerine, uzaktan izlediği büyüme anılarına, yarım kalan sarılmalara...
Evet, babalar da ağıyor. Sadece çoğu bunu kimseye göstermeden yapıyor.
#Yine de Gitmiyorlar
Bazı babalar birkaç saate bütün sevgisini sığdırmaya çalışıyor.
Daha sıkı sarılıyor, daha dikkatli dinliyor, daha çok gülüyor. Çünkü zaman kısa... Ama sevgisi kısa değil.
Sistem görüş günlerini belirleyebilir. Ama bir babanın kalbindeki bağı belirleyemez.
Boşanmış bazı babalar görünmeyen bir savaş veriyor.
Alkış olmadan mücadele veriyor. Takdir edilmeden seviyorlar. içlerinde taşıdıkları özlemi çoğu zaman kimse bilmiyor. Ve zaman bilinçaltında şu sessiz çekirdek inanç oluşuyor: '' Sevdiğim çocuklarım ve sevdiğim şeyler benden uzaklaşır.''
İşte birçok boşanmış babayı içten içe tüketen gerçek yara bazen budur.
Ama çocuklar büyüdüğünde birçok şeyi fark ediyor.
Ve bir gün anlıyorlar:
Uzak ve soğuk görünen o baba, aslında hiç vazgeçmemişti.
Sadece bazen, onu görmek isteyen çok az kişi vardı. ''