Çöker gönlüme bir sessiz mavi hâl,
Her sabah doğarsın içime bir hâl,
Yoluma düşen her nefes seni çağırır,
Gel ey can, gel ey can… gönlümde kal.
Bir sır saklı durur derin özümde,
Bir adım ötemde, bin yıl sözümde,
Karanlık çöktükçe nur olup doğarsın,
Yanar gönlüm senin ateş közünde.
Dolaştım yolları nice iz gördüm,
Her izden bir nefes “Gel” diye duydum,
Bir kuş kanadında yükselir sevdamız,
Göğe vardıkça sen doldur içimi.
Aranan sensindir, gönlümde duran,
Gelene bir rahmet, gidene ferah olan,
Bir bakışın yeter diriltir canı,
Sensiz dünya çöker sabaha varmadan.
Gel, vuslat kapısı açılsın yine,
Tutuşsun kalbimde bin yıllık özlem,
Kaybolsam da yollar hep sana çıkar,
Son nefesim sende… ey can, ezelden.
— Hâkimyâ