Dirlik Bulzamam

Kargış etme bana
Ongul olamam yoksa
Kaçan göynüm sevgiden yana
Burçak dökerim adını duyduğumda
                                    

                                        -Hâkimyâ

kargış: beddua, ongul: refaha ermek, dirlik bulmak, kaçan: her zaman, burçak: ter tanesi,

Anlamın şu olmasını istemiştim :

“Bana beddua etme; 
yoksa refaha eremem.
Gönlüm her zaman sevgiden yana.
Adını duyduğumda ter dökerim.”


Daha da Öztürkçe olarak yazmaya çalıştığımda ise şöyle oluyor: 

Burada kelime kökeni ile cümle kurgusunu anlamaya çalışıp yeniden düzenlemeyi denedim. 


Dirlik Bulzamam


Kargış kılma mana,
Ongul bolzamam yok erse.
Kaçan könlüm amrakdan yöne, 
Burçak saçaram atın eşitdüğümde.
                                    

                                       -Hâkimyâ

Sevgi Üretmek


Ağlayan bir yağmur iner yeryüzüne, 

Gönlünü bırakırsın, ses etmeden.

Baktığım her damla tanesinde

Bir sevgi parlar yüzünde, gizlenmeden.


Sen benim düşlerimdeki umutsun, 

Dört nala koşar yüreğim sana.

Tatlı bir gülümsemeye muhtaçken

Hayat, en sevdiğim türküyü almasın benden yana.


Sevgi, dünyayı pembe gösterir insana,

Eteklerinde güneş rengi boncuklar,

Yıldız olup girsin kalbimize,

Birbirimize yeni sığınaklar açsın zamanlar.

                                    -Hâkimyâ

Sığınak Türküsü

 

Yağmur iner, yeri tanır,
Ben tanımam kendimi.
Gönlümü bıraktım bir yerde,
Adını koymadım kimsenin.

Her damla gözüme bakar,
Söz istemez, hesap sormaz.
Sevgi dediğin suskunluk,
Parlar ama diz çökmez.

Ben umudu düşte aramam,
Düş dediğin yarı yoldur.
Yüreğim dört nala koşmaz,
Yürür… ama yolu kordur.

Bir gülüş isterim senden,
Borç değil, sadaka değil.
Hayat el uzatamaz ona,
Alacağı şey değil.

Türkü söylerim ama bil,
Beni benden çalmaz sesi.
Adını anmam gerekirse
Taşırım göğsümün içi.

Ben umudu düşte aramam,
Düş dediğin yarı yoldur.
Yüreğim dört nala koşmaz,
Yürür… ama yolu kordur.

Sevgi pembe masal değil,
Gözü karadır, direnir.
Güneş boncuk takmaz eteğe,
Karanlığı delip iner.

Yıldız olma, yukarı çıkma,
Orası unutanların yeri.
Kalbime gir, göğe değil,
Burada kalmanın bedeli.

Ben umudu düşte aramam,
Adını koydum: emek.
Birbirimize sığınak değil,
Birbirimize sebep demek.

                        —Hâkimyâ

İÇİMDE BİR YAĞMUR

 

Sessizce yağıyor,
durmaksızın
şiir damlaları.

Zamanın yüzünde
ıslak izler.

İçimde bir yağmur var;
gri.
Hüzünlü.
Ama geçici.

Kalbimde sakladığım
korkusuz günler
renklerini yitirmedi,
yalnızca bekliyor.

Renksiz bir melankoli
akıyor içimden;
dizelerden oluşan
bir yağmur bu.

Açıklaması olmayanı
anlamak istemiyorum artık.

Rüzgârdan sonra
sessizlik istiyorum.

Bahar göğünde
yeni bir gökkuşağı.

Sessiz bir ruh,
dinleyen bir ışık.

Yeniden
yaz yağmuru olmak istiyorum;

huzuru
toprağa emdiren.

Deniz,
dağ,
çiçek,
dolunay

Aşk ve yaşam
kalbimde.

                           — Hâkimyâ